Sanatçının hayatı hakkında özet bilgi... Sirun Adın

 

Bizden, ama bizden gizli...

 

Suavi Kendiroğlu, İstanbul, Ocak 2007

 

Bazen her yerde olmak ve tüm hayatları yaşamak isteriz. Bunu yapamamanın sıkıntısını hissedenler çoğunluktadır. Bir beden, bir ülke ve bir eserdir sahip olduğumuz ya da umduğumuz. Ressam Sirun Adın bu sıkıntıyı hiç yaşamamışçasına üretmiş durmuş; sanki her yerde ve herkes olmuş; bütün gözlerle bakabilmiş hayata.

Sirun Adın bir dönem bizden uzağa gitmiş olmasına rağmen anlaşılan merağımızı da beraberinde götürmüş. Öyle ya, insan ne arar uzaklarda? Mutlaka birşey arar ve bazen de bulur aradığını. Bu güdülere yol veren ressam karşısına çıkan bütün bakış biçimlerini, yordam, yöntem ve malzemeleri değerlendirmiş. Bunu da tam gereken zamanda ve tam gereken yerde yapmış. Onun atölyesinde ve çizgisinde Picasso, Cocteau ve daha nice çağdaşları nefes almakta.

 

Sirun Adın uzun yıllar Paris'te yaşamış, gerçekten de bir Paris ressamı olabilmiştir. Onun bu şehri anlayabildiğini çini mürekkebi desenlerinde de apaçık görebiliyoruz. O, Paris'e uğrayıp bir kaç resim yapmış gezginlerden değildi. Tuval ve desenlerinin sayısına bakınca sanatın başkentinde doyasıya yaşadığını ve ürettiğini görebiliyoruz.Sirun Adın hiç şüphesiz sanatın kalbi Paris'e katkıda bulunmuş bir isim.

 

Şimdi Sirun Adın yeniden aramızda. Uzaklara gitmiş, resim bağlamında bütün hayatları yaşamış, herkes olabilmiş, eserleriyle geri dönmüş ve bize sunuyor. Bizden ve artık apaçık...